9 Mayıs 2018 Çarşamba

Yürek Yangını

Selamlar blog dostlarım,

Uzun yıllardır bu blogta yazıyorum. Hep güzel anılarımı, yapmaktan zevk aldığım şeyleri paylaştım sizlerle bir iki ay kadar önce de nişanımın detaylarını anlatmış, tüm sevincimi sizlerle paylaşmıştım.

Ömrümde ilk defa sizlerle acımı paylaşacağım. Çünkü bir şekilde anlatmaz isem bu acı beni boğacak biliyorum. Yıllar öncesinde rumuzlar ile tanıştık, birbirimizi bilmez, tanımazdık. O yüzden hep kolay ve güzeldi burada düşündüğün, hissettiğin her şeyi paylaşmak. Şimdi her şey öylesine zor ki... Artık bu evin annesi sensin, annenin yerini sen alacaksın, kardeşlerin, baban, yeğenlerin hepsi sana emanet, sözlerini duyup gözyaşlarını yüreğine saklamak... Öylesine rahat dökülüyor ki bu sözler insanların dilinden, yaşamak da öyle kolay olsun istiyorsun ama o kadar acı ki... Sabahları sofrayı hazırlayıp seni nazlandıra nazlandıra uyandıran bir annenin olmaması, gün içerisinde acıktım ama yaaa ne yicem, diye söylenip eşek kadar oldun hala benden mi bekliyorsun hazırla da birlikte yiyelim hanımefendi, diyen bir annenin olmaması...

En zoru hangisi onu da bilmiyorum. Bir telefonla uykundan sıçrayarak uyanmak mı? Söylenenlere inanmayıp defalarca anneni arayıp ulaşamamak mı? Saatlerce bir arabaya sıkışıp bir an önce annene kavuşmak için dualar ederken aslında annenin çoktan bir melek olduğunu bilmek ama kabullenememek mi? Dokunmaya kıyamadığın, ipeklere sarsan az geleceğini düşündüğün annenin ucuz bir ceset torbasına konduğunu görmek mi? Hala capcanlı duran yüzüne bakarken buz tutmuş bedenine dokunup o soğuklukla yanmak mı? Yoksa ne kadar sararsan sar onu bir türlü ısıtamamak mı?
Hala misler gibi, anne gibi kokarken canlı olmadığını artık orada olmadığını söyleyip kendince seni sakinleştirmeye çalışan ama içinde kopan kıyametten bir haber olan onlarca insanı dinlemek zorunda olmak mı?
Meleğinin abdestini aldıracak olanlara nolur annemi çok güzel yıkayın, canını yakmayın diye ağlarken, aslında söylediklerinin ne kadar da saçma olduğunu bilsen de kendine engel olamamak mı?
Annenin bembeyaz kefenlere sarılışını izlemek mi? Tabutuna omuz vermek mi? Onu kabrine defnetmek mi? Yoksa tüm dualar bitip de insanlar yavaş yavaş dağıldıktan sonra anneciğini ilk defa gittiğiniz ama ömrünün sonuna dek gitmekten asla vazgeçemeyeceğin o yerde bir başına bırakıp oradan uzaklaşmak mı?

Eve geri dönüp annenin yıkanmış ve ipte asılı olan kıyafetlerini toplamak mı daha zor? Yüreğin yana yana, ellerin titreye titreye ona ait özel eşyaları toplamak mı? Yoksa tüm bu acıyla savaşırken ağlamaya bile izninin olmaması mı? Hangisi daha zor? Yoğun bakımda olan enişteni, dayını, ölümle savaşan teyzeni düşünürken ve onların çocuklarının karşısında güçlü durmaya çalışırken Annenin acısına bile ağlayamamak mı? Hangisi daha zor?

Günler önce yazıp da paylaşamadıklarım bunlar. Zaman gelip geçiyorsa da hissedilenler hiç değişmiyor... Çok şükür dayım, büyük teyzem ve eniştem yoğun bakımdan çıktılar, tedavilerine evlerinden devam ediliyor. Küçük teyzem de geçtiğimiz hafta özel odaya alındı, inşallah ki bir hafta içerisinde İstanbul'a nakli yapılacak. Ancak onun için durumlar çok daha karmaşık. Henüz hiç konuşamıyor ve sağ tarafını hareket ettiremiyor... Yine de en azından yaşıyor ve bir kez olsun ona öyle sıcacıkken sarılabilecek olmanın buruk da olsa mutluluğunu yaşıyoruz...

Canım annem...  O bizi bırakıp gideli 44 gün oluyor... Ben hala o günde o anda canım anneme sarıldığım o saniyede kalmış gözlerimi açıp kapattığım her seferinde o tatlı yüzünü görüyorken zaman çoktan akıp geçmiş bile... İnsan hep o anda kalacağım sanıyor, bir daha zaman akmayacak, dünya duracak, gece gündüz bitecek, hiç konuşmayacak, kendini bir daha asla yaşayamayacak sanıyor... Ama bu yalan dünya acı, yüreğinin en tepesine tahtını kursa da dönmeye devam ediyor. Seni hayatın keşmekeşi ile boğuyor... Hala ödenecek faturaları takip ediyorsun, ay başı geldi kira ödenecek diyorsun, aaa evde bilmem ne kalmamış almamız lazım diyorsun, hii çamaşırları makineye atmayı unuttum, diyorsun, daha nicelerini söylüyor ve ne acıdır ki yaşamaya devam ediyorsun...

Herkes gidip de geceleri başını yastığa koyduğunda sırtını iyice örttüğünden emin oluyorsun. Çünkü biliyorsun ki kaç yaşına gelmiş olursan ol, her gece gelip de üstün açık mı diye kontrol eden meleğin artık yok, ait olduğu yere, kendi cennetine gitti ve sen dünya denilen bu cehennemde yaşamaya devam etmek zorundasın... Bekle ben de geliyorum, sensiz zaten yaşamıyorum ki, ne anlamı var nefes almanın bile diyemeden sıranın sana gelmesini beklemek zorundasın... Aldığın her bir nefes yüreğine hançer olup saplansa da sabretmek zorundasın...

Hüzün uğramasın kimsenin yüreğine. Hele ki böylesine bir acıyla, "ölüm" denilen o gerçekle hiç tanıştırmasın Rabbim sizleri. Çünkü o zaman tanıştığınız yalnızca ölüm olmuyor, hayatınızın tüm gerçeği oluyor... Dost, arkadaş, akraba, can, kan dediğiniz ne varsa her şeyin, herkesin "gerçek" yüzünü görmenin acısını da yaşıyorsunuz aynı zamanda. Eksilip giden yalnızca ölümle aranızdan ayrılan sevdiğiniz olmuyor, hayata dair inancınız, insanlara olan güveniniz, yaşama sevinciniz her şey bir anda yok olup gidiyor ve sizin elinizden hiçbir şey gelmiyor. Çaresizlik dolanıyor boynunuza, nefesinizi kesiyor ama bir türlü ölmenize de izin vermiyor, bir arafta kalıyor ruhunuz, ne iyi ne kötü, ne diri ne de ölü...


Saygılarımla,
MyReal Aslı Yılmaz.

9 Mart 2018 Cuma

Aslı & Cuma(Murat) İsteme Söz Nişan Hepsi Bir Arada! ~~

Selamlar Millet!

Uzunn ama çokk uzun bir yazı ile karşınızdayım bu defa. Sıkılıp yarısında okumaktan vazgeçmek yok bak ona göre! :)
Instagram ve facebook hesaplarımı takip edenler bilirler, geçtiğimiz pazar günü erkek arkadaşımla nişanlandık. İlk saatler için biraz gergin olsak da inanılmaz eğlenceli ve güzel bir gün geçirdik.

Öncesinde daha çok kadınların merak ettikleri kısmı yani yüzük tepsisi, nişan masası ve hediyeliklerle ilgili hazırlıklarımı anlatacağım sonrasında tüm ayrıntıları.

Elbette ben de bu aşamalardan geçen tüm hemcinslerim gibi instagram ve pinterest üzerinden birçok araştırma yaptım, birçok hesaptan fiyat istedim vs vs. Yapılanlar her ne kadar hoşuma gitse de açıkçası istenilen fiyatlar bana gereksiz fazla geldi eh hal böyle olunca da iş başa düştü diyerek her şeyi kendim hazırlamaya karar verdim. Çok sevdiğim eski komşumuz, Esma Teyzecim de benim süper kahramanım oldu bu konuda :)
Gültepe'de önünden geçip gittiğimiz ama dönüşte neyse bir bakalım ya diyerek girdiğimiz bir mağazadan -adını ne yazık ki şu an hatırlayamıyorum- nişan tepsisi için kullanmak istediğim kütük tepsilerin ham -süslenmemiş- hallerini buldum. Aşağıdaki görselde gördüğünüz ürünleri aynı mağazadan çok cüzi bir fiyata aldım ve Esma Teyzeme gittim.

Tepsiyi hazırladık, çiçekler ve her şey bizzat Esma Teyzemin el emeğidir. Hazır çiçek kullanmaktansa hasır kumaşı keserek kendisi yaptı. Baş harflerimiz sıradan bir kartondan kesilip hasır iple sarıldıktan sonra yarım incilerle süslenerek oluşturuldu. Eh onları ben yaptım, en azından ip sarma işinde iyi olduğumu görmüş olduk! 😅 Kalp şeklindeki ve yuvarlak mumların da hepsini hasır ip ile sardım ki onlar da konseptimizle bütünlük sağlasınlar.
Tepsiyi süslemek için kullandığımız deniz taşları ve yine baş harflerimizi de işlediğim kalp şeklindeki isimliği tutturduğum deniz kabuğundan yapılmış o süs, bana biricik aşkımı veren Bodrum'dan yadigar... Anlayacağınız bu güzel tepsi tamamen bize ait, bize özel oldu... 😍




Sonraki gün annem, kayınvalidem ve erkek arkadaşımla birlikte Eminönü'nde gezdik tozduk. Çikolatalarımızı, çarşımızı, yüzük alma işlerimizi vs hallettik. Eh ben de o sırada kokulu taş tozu, esans, mıknatıs vs aldım. Aldığım ürünlerin hepsinden çok memnun kaldım. Çikolata tepsimiz ve masa üzerinde kullandığım nazar boncuğu süslerine kadar birçok şeyi Elit Çikolata'nın bitişiğindeki o küçük dükkandan aldım, özellikle genç kız arkadaşı çok sevdim. Tavsiye ederim, eğer önceden gittiğiniz bir yer yoksa oraya gidebilirsiniz. :)

Aşağıda gördüğünüz sepeti (bizim buradaki japon pazarı tarzında bir dükkandan 5 TL'ye aldığım sıradan bir sepetti) ve kokulu taşları yapmak yaklaşık 6 saatimizi aldı. Yaptığımız taşların bir kısmı fazlaca ağır geldiğinden ikişer mıknatıs kullanmak zorunda kaldık. O yüzden benden size tavsiye daha ince ve minik kalıplar kullanmanız yönünde olur. Kelebek ve gülde hiç sorun yaşamadık ama laleler ve çiçek bizi biraz zorladı. :D Son olarak üzerlerine akrilik boya ile fırça darbeleri uygulayarak derinlik kattık. Etiketleri photoshopta hazırladım ama çözünürlük konusunda sorun yaşayınca çıktı alma işlemini Ceylan'a devrettim. Vee işlem tamamlandı! 👊👊




Masamın son dokunuşları ve hazırlığı konusunda canım yeni komşum Gizem Solcan da ikinci kahramanım! ❤ Bize kendi evinin kapılarını açmakla kalmadı her konuda desteğini yüreğimin en derininde hissettirdi...

Bir de canım kardeşim ve minnak gelinimiz Hilal ve Fırat Yılmaz aşklarım! Minik kuzumuza (Nefes'imiz) rağmen Hilal'im her anımda bana destek oldu, fikirler verdi. Aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz aşk dolu pasta da onların sürpriziydi! 😻

İsteme sırasında bu pasta sayesinde çok güldük! Kardeşim Fırat pastayı almak için birkaç dakikalığına evin önüne çıktığı sırada isteme oldu bitti, eh tabi bunu duyan Fırat durur mu? Salona girip yahu bir pasta almaya gittim geldim, ablamı vermişsiniz olmaz kabul etmiyorum, tekrar isteyeceksiniz demesin mi? 😂😂 Tabi ki kimse kardeşimi kırmadı ve ben de oradayken bir kez daha isteme oldu. Tepsimi canım arkadaşım Ceylan tuttu. Yüzüklerimizi canım kardeşim taktı, kurdeleyi de abim kesti. Her ne kadar abim makas kesmiyor demek istemese de makas gerçekten kesmedi! Tabi bir kez daha herkesi aldı bir gülme. Buyurun video;

Aşağıdaki fotoğrafta kısmen gördüğünüz, aslında giymeyi düşündüğüm ancak annem ve diğer tüm yakın çevremin ı ıh olmaz bu gelin kıyafeti değil, çok sade yaa, diye eleştirdiği canım kırmızı elbisemi almak için Bayrampaşa'ya gittiğimizde bütün gün bizimle olan canım Saadet'im seni unuttum mu sandın? Asla! Kocaman teşekkürler bebişim. 😘


Teşekkür kısmına başladım madem devam edeyim! :) Bütün gece ve hatta gün benimle olan, saçımdan makyajıma, kıyafetime, servis edilecek kahvelere kadar her konuda destek olan canım arkadaşlarım Ceylan, Mici ve Meltem. Sisters! 💞



Çok sevdiğim yengelerim veee tabi ki de canım annem, kanım, var olma sebebim, bir tanem! Her şey için sonsuz teşekkürler. Destekleriniz ve varlığınız sayesinde unutulmaz bir gün geçirdim! Çok güldüm, çok eğlendim, hatta zaman zaman kahkahalar attım! Buyurunuz aşağıdaki fotoğraflar da kanıtımız olsun! 😅😅




Unutmadan elbisemi patırtı.com'dan aldım. İlk siparişim olduğu için inanılmaz gergin olsam da gerçekten elbiseyi çok beğendim. Ancak çok üzücü bir talihsizlik yaşadım. Elbisemin orijinal halinde kolları yoktu ve eteği topuklu ayakkabı giymeme rağmen inanılmaz uzun kalıyordu ben de kış zamanı elbiseyi o şekilde giymek istemediğim için terziye götürdüm, eteğini kısaltmasını ve kısa da olsa bir kol dikmesini istedim. Kolları tam olarak istediğim gibi yapmamakla birlikte eteğimin tülünü katletmiş bir şekilde bana geri veren terziye buradan da sevgilerimi gönderiyorum! Ama neyse ki bir şekilde hallettik ve elbisemi topuklu ayakkabı ile olmasa da babet ile içime siner bir şekilde giyebildim...

Veee gören herkesin çok beğendiğini söylediği, açıkçası benim de çok beğendiğim saçım, makyajım, ojelerim kısa bir süre önce tanıştığım Derya Ablamın eserleri 🙈❤




Unutulmaz bir gün oldu 4 Mart bizim için... Canım sevgilimin ve benim yanımızda olan ailelerimize sonsuz teşekkürler... Davet edemediklerimiz lütfen kırılmasın bize... İnşallah düğünde karşılıklı döktüreceğiz 💃💃

Bu minnak benim prensesim, Nefes'im -halasının bitanesi- ve annesi ❣ 


ANNE 💗





Canımıniçi, küçüğüm ❤



Tuzlu mu kahve? 😏😏 





Canım komşum 😘




Daha bir sürüüüü aile fotoğrafı var ama bazıları sosyal medyada yayınlanmasını istemedi bazıları için de ben diyorum ki bu kadar yeter yaa 😅😅

Hadi biraz da başbaşa olan fotoğraflara bakalım!
Salonun kapısını kapatıp aşağıdaki romantikli fotoğrafları çeken kuzenim ve Gizmo size bir kez daha çok teşekkür ederim! 🙏❤




Murat abi Aslı'nın saçından öpsün çokkk romantik olur derken bence bunu kastetmemişlerdi aşkım he ne dersin? 😅


Bu pozlar çekilirken ne kadar güldüğümü anlatamam :D


Nasıl güzel bir huzurdur seni böylesine sarmak, anlatılmaz, anlatılamaz...
💞💞💞
Yeniden görüşünceye dek aşkla kalın, mutlu kalın!

Kocaman Sevgilerimle,