18 Mart 2016 Cuma

Okudum Bitti - Geçmişin Gölgesinde / Gülçin Özbek Kuyumcu ~~

Merhabalar benim canım cicim blog dostlarım!

Evet, hayırsız ben bir türlü buradaki yazma düzenimi oturtamadım. O yüzden ne deseniz haklısınız yani çok kızın bence mesela :))
Neyse ben elimden geldiğince bu durumu telafi edeceğim ve söz verdiğim üzere okuduğum kitaplar hakkındaki yorumlarımı her fırsatta yazacağım.

Bugün sizlerle çok canım arkadaşım Gülçin Özbek Kuyumcu'nun kitabı Geçmişin Gölgesinde hakkındaki yorumumu paylaşmak istedim. Aşırı geç kalmış bir yazı olduğunu da kabul ediyorum! :)

Her zaman olduğu gibi önce tanıtım yazısı;


Geçmişinizden, geçmişinizdekilerden ve köklerinizden gelen karanlık bir mutsuzluğun altında eziliyorsanız güneşin varlığına inanabilir misiniz?

Peki ya aşkları yüzünden lanetlendiğini düşündüğünüz bir aileniz varsa, hiç korkmadan aşkın kollarına bırakabilir misiniz kendinizi?

Geçmişin Gölgesinde kalmayı kabul etmek ya da ışığın peşinden koşmak arasında kalan Lena ile gerçek aşkı ilk kez bulan ve kaybetmemek için her şeyi yapabilecek Lucas'ın hikâyesi bazen bir peri masalına bazen de bir kâbusa dönüşüyor.

Lena ve Lucas'ın yolculuğunda; isimleri "ışık" anlamına gelen bu kadın ve adamın birbirlerini bulmaları ile başlayan öykülerine şahit olacak, gölgeyi yaratan ve yok eden ışığın nerede saklı olduğunu göreceksiniz.

Vee işte benim o çok meşhur yorumlarından biri daha :P :)

Lena: Acı dolu, aşka korkak... Yüreğinde aşkın gizi ile yaşamayı göze alabilecek kadar seven kocaman kalpli bir genç kadın.

Lucas: Yakışıklılığı ile her ne kadar ilgi çeken bir adam olsa da aşka düşünce onun da kalbi tüm yönetimi ele geçiriyor elbette :) Aşkı için elinden gelen her şeyi yapan bir genç adam.

Richard: Lucas'ın hayatındaki hemen hemen her şey, kalbinde geçmişten gelen inanılmaz güzel bir aşkı saklayan, kocaman kalpli bir adam.

Sofia: Lena'nın hayatındaki en değerli insan, kalbinde geçmişten gelen inanılmaz güzel bir aşkı saklayan, kocaman kalpli bir kadın. Lena'nın tek sığınağı ve hayattaki tek akrabası.

Lena inanılmaz acılar çekiyor. Seçmiş olduğu yanlış insan ne yazık ki geleceğinde de büyük hüzünlere sebep oluyor. Ama bir şekilde kötülerin değil iyilerin ve aşkın kazandığını görüyoruz bu güzel hikayede.
Kitapta, Lena ve Lucas'ın aşkları ne kadar hoşuma gitse de Richard ve Sofia çok çok başkaydı benim için. Dileğim yazarın bir gün onların da aşklarını yazması...
Birbirlerinden çok uzakta, içlerindeki aşkın dinmesine asla izin vermeden, sebepsizce sevmeye devam eden kocaman yürekli bu iki insanın torunlarının aşkı da elbette bir o kadar güzel ve karşı konulmazdı...
Lena'nın kaçışları, Lucas'ın aşkı uğruna savaşması... Birliktelikleri... Çok naif ve hoş bir dille anlatılmış.

Aşağıya kitaptan alıntılar içeren görselleri de bırakıyorum. Okuduktan sonra kararı siz verin! :)





Her ne kadar yazarın değil, yayınevi ve editörlerin hatası olsa da ne yazık ki kitap içerisinde bazı hatalar mevcut ve yazarı çok ama çok sevdiğim bir dostum olsa da kendisine normalden yüksek puan vermek benim içimin rahat etmesine engel olurdu. O yüzden canım Gülçin'imden de yarım puan kırıyorum! 4,5 /5!

Daha birçok kitabını okumak dileklerimle, sen yaz biz hep okuyalım diyorum!

Aşkın gölgesi üzerinizden hiç eksik olmasın. Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz huzur ve mutluluk dolu bir hafta sonu dilerim hepinize!

PS: Evet bu yazıda çok fazla dilerim, dilek kullandım ama idare ediverin artık! :D 

Kocaman Sevgilerimle,

MyReal

Tepkiler:

1 yorum:

  1. Niye böyle güzel güzel yorumluyon ki sen, hemen gidip başlayası geliyo insanın :)

    YanıtlaSil

İlk fırsatta cevap vereceğim!.. (:
I will reply your comment as soon as possible! (: