Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2024 Çarşamba

Okudum Bitti : SADAKO - Takayuki Ishii ~~

 Selamlar Sevgili Blog Dostlarım!

Bugün sizlere biraz hüzünlü bir kitap ile geldim. 


Öncelikle Tanıtım Bülteni : 

Kâğıttan Bin Turna Kuşu

“Dünyanın her yerindeki tüm çocukların ve yetişkinlerin okuması gereken bir kitap.”

Hiroşima’ya atom bombası atıldığında henüz iki yaşında olan Sadako Sasaki, yara bile almadan kurtulmuştu!

Ancak on yıl sonra… Etkisi altında kaldığı radyasyonun yarattığı lösemi hastalığı sonucunda hayata gözlerini yumdu.

Sadako asla vazgeçmedi ve uzun, zorlu geçen aylar boyunca yaşama tutunmak için savaştı. Kâğıttan bin turna kuşu katlamayı başarırsa, dileğinin kabul olacağına ve iyileşeceğine inanıyordu.

Onun kâğıttan bin turna kuşu katlama kararlılığı ve hastalığına karşı verdiği cesur mücadele, sınıf arkadaşlarına ilham oldu. Ölümünden sonra, atom bombasının kurbanı olan Sadako’yu ve diğer çocukları hatırlamak adına Çocuk Barış Anıtı’nı inşa edebilmek için ulusal bir kampanya başlattılar. Elinde büyük bir turna kuşu tutan ve gökyüzüne bakan Sadako figürü olarak inşa edilen bu anıt, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler tarafından rengârenk kâğıtlardan yapılan binlerce turna kuşuyla süslenmiştir ve barışın sembolü haline gelmiştir!

“Sadako’nun kalpleri acıtan hikâyesini okumak, kesinlikle yaşanması gereken bir deneyim. Yazarın, Sadako’nun ailesiyle birebir olarak iletişime geçerek hazırladığı bu kitap, küçük bir kızın kendinden sonraki nesillere, cesaretiyle ve kararlılığıyla ilham olabileceğini gösteriyor!”

Cesaretin ve umudun gerçek yaşam öyküsü...

Yazar: Takayuki Ishii
Sayfa Sayısı: 208 
Baskı Yılı: 2021
Yayınevi: Yakamoz Kitap / Sonsuz Kitap


Benim Yorumum :

Öncelikle kitap kısa olmasına karşın gerçekten çok bilgi dolu ve akıcı bir dille yazılmış. Fırsatınız olursa bence mutlaka okumalısınız. 


Ne yazık ki anlatılan her şeyin gerçek olduğunu bilmek okuduğunuz her satırla içinizi acıtıyor... İnsanoğlu nasıl bu kadar vahşi ve iğrenç olabilir diye düşünüp durdum açıkçası... Ve Japonlar gerçekten de ne kadar bağışlayıcı bir milletmiş. Böyle korkunç bir olay bizim başımıza gelmiş olsa tüm dünyayı suçlayıp intikam almak için başta ABD olmak üzere her şeyi alt üst etmek yaşattıklarını yaşatmak istemez miydik? Ne de olsa intikam almak yaradılışımızda var dimi?

Bir yandan savaşlar, acılar, yıkımlar keşke hiç olmasa diyoruz ama ne yazık ki insanoğlu gözü doymayan, korkunç bir varlık aynı zamanda. İyi de biziz kötü de... Umut ediyorum ki iyilerin çoğaldığı ve kazandığı bir gelecek vardır önümüzde. Çocukların ölmediği, huzurla, mutlulukla yaşadığı bir gelecek... 

Sevgili Atatürk'ün dediği gibi "Yurtta sulh cihanda sulh!"

Puanım: 5




Yeniden görüşünceye dek kendinize çok ama çok iyi bakın.

Kocaman Sevgilerimle,


MyReal

16 Eylül 2020 Çarşamba

Okudum Bitti - YENİ CENNET (Toz Diyarları 3) / MOIRA YOUNG ~~

Selamlar blogdostlarım!

Seriyi çok çok önceden bitirdim ve nihayet son yorumla karşınızdayım. :)



Tanıtım Bülteni: 

“Moira Young serinin final kitabıyla okurlara müthiş bir dinamizm, heyecan ve tatmin edici bir son vadediyor.” -The Booklist- “Yeni Cennet’te kan, gözyaşı ve adrenalin hiç olmadığı kadar yoğun, olaylar tahmin edilemez ve heyecan dolu.” -Publishers Weekly- Tutkusu herkesi ölümden kurtardı. Ama şimdi onları yerle bir edebilir… Saba, yıldızların onun için yazdığını gerçek kılmaya ve DeMalo’yu yenmeye hazırdır. Fakat bir gün Yeni Cennet’in bambaşka bir haline tanık olur ve aklı iyiden iyiye karışır. Dahası DeMalo Yeni Cennet’in inşasında Saba’nın kendisine yardım etmesini istemektedir. Üstelik isteği yardımla da sınırlı değildir. Saba için sürpriz bir teklifi de vardır. Distopik üçlemesinin ilk iki kitabı Kan Kırmızı Yol ve Asi Yürek’le okurların aklını başından alan Moira Young, serinin final kitabı Yeni Cennet’le hikâyeyi muhteşem bir finalle nihayete erdiriyor.


Sayfa Sayısı: 416
İlk Baskı Yılı: 2017
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Yazar: Moira Young


Benim Yorumum:

Lugh Lugh Lugh! Ah ah ben boşuna en başından beri bu salağın altından bir hinlik çıkacak sevmedim, demiyorum. Geri zekalı çocuk! Üç karış toprağın peşine düştün, her şeyden oldun aptal!
Kardeşi devrim yapar o da kendi kendine triplere girip saçma sapan hırs yapar...
Neyseee Lugh'a olan kızgınlığımı da ifade ettiğime ettiğime göre şimdi kitaba genel olarak yorum yapabilirim.

Açıkçası verilmek istenen mesajı çok sevdim. Temeli sağlam olmayan hiçbir şeyin ayakta kalamayacak olduğu gerçeği, doğal düzende genç yaşlı, hasta sağlıklı demeden herkesin bir arada ve bir uyum içerisinde yaşaması gerektiği... Kısacası; ana fikir süper! (:

Tommo'yla ilgili gerçek hakikaten beklenmedikti, Saba'yla DeMalo arasında yaşananlar da öyle... Ve ne yalan söyleyeyim içimde bir yerde acaba DeMalo'cum değişir mi, diye çok umut ettim... 

Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar! (:

Puanım: 5/5




Yeniden görüşünceye dek kendinize çok ama çok iyi bakın.

Kocaman Sevgilerimle,

MyReal




2 Aralık 2019 Pazartesi

Okudum Bitti - ASİ YÜREK (Toz Diyarları 2) / MOIRA YOUNG ~~

Selamlar blogcanlarım!

Seriyi okumaya devam ediyorken ikinci kitabın yorumuyla tekrar karşınızdayım :)


Tanıtım:

"Okurlar aksiyon dolu bu üçlemenin sonuna gelmek için fazlasıyla sabırsızlanıyor olacak."
-Jennifer M. Brown-

"Yazarın sürükleyici anlatımı, okurları bu güzel ve tehlikeli arazinin daha da derinine çekeceğe benziyor."
-Publishers Weekly-

Saba arkadaşlarının da yardımıyla Tontonları yenişinin ve kaçırılan erkek kardeşi Lugh'un kurtuluşunun ardından dünyasının normale döneceğini düşünmektedir. Fakat zorlu bir düşman yükseliştedir ve Saba'nın başına bir ödül koymuştur. Çünkü genç kız sadece Lugh'u kurtarmakla kalmamış, aynı zamanda acımasız bir tiranı da alt etmiştir. Tabii her zaferin korkunç bir de bedeli vardır…

Bu süreçte Saba en çok Jack'e, onun ay ışığı gözlerine, hoyrat kalbine gereksinim duyar. Ancak Jack uzaklardadır. Üstelik Saba'nın Jack'e bir daha asla güvenmemesi gerektiğine dair haberler de genç kıza ulaşır. İhanete uğradığını düşünen Saba, hayatta kalmak ve gerçeği ortaya çıkarmak için yine var gücüyle mücadele etmek durumundadır. Toz Diyarları Serisi'nde macera Kan Kırmızı Yol'un ardından Asi Yürek'le devam ediyor. Saba ve arkadaşları yine heyecanın bir an olsun eksilmediği bir serüvenle okurların karşısına çıkıyor.

Sayfa Sayısı: 416
Baskı Yılı: 2016
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Yazar: Moira Young


Benim Yorumum: 

Öncelikle ilk kitapla ilgili yorumumda bahsettiğim eksiklikler bu kitapta baya baya giderilmiş. Çok güzel betimlemeler yapılıp anlatım geliştirilmiş. İnanılmaz büyük bir hızla ve severek okudum.
Elbette yine çok sevdiğim birkaç karakterin ölmesi içimi acıttı :(
-Spoiler gibi olabilir, belki birazcık-

Jack'ten hiç şüphelenmedim, şüphelenmeyeceğim! O her daim benim için esas oğlan ama DeMalo?! Seninle ilgili de aklımdan geçen şeylerin bir kısmı gerçek çıktı bakalım daha neler yapacaksın, neler olacak?
Saba? Ah Saba neler yaptın sen öyle! Bir an kulaklarını çekmek istedim ama gençliğine veriyoruz yaptığın hataları :)
Tommo ve Lugh, sizleri bir türlü içimin almıyor olmasının altından bir şey çıkacak mı çok merak ediyorum... Aslında şu ana kadar hep iyi oğlanlardınız ama işte bekliyorum bir hinlik çıkacakmış gibi hissediyorum...

Neyse efenim ben serinin üçüncü kitabını okumaya başlıyorum.
Sizlere de tavsiye ederim.

Puanım: 5/5




Yeniden görüşünceye dek kendinize çok ama çok iyi bakın.

Kocaman Sevgilerimle,

MyReal

21 Kasım 2019 Perşembe

Okudum Bitti - KAN KIRMIZI YOL (Toz Diyarları 1) / MOIRA YOUNG ~~

Selamlar blog dostlarım!

Uzun bir aradan sonra sevgili blogumda bir şeyler yazmak ve en azından bir kitap yorumu paylaşmak istedim. :)


Her zamanki gibi önce Tanıtım Bülteni:

Saba kum fırtınaları tarafından harap edilmiş çorak bir diyarda yaşamaktadır. Çok sevdiği ikizi Lugh kaçırılınca gözü pek Jack ve Özgür Şahinler'le birlik olup Lugh'u aramaya koyulur. İkizi Lugh'u bulmak için pek çok güçlükle savaşmak durumunda kalan genç kız, zekası ve iradesiyle tüm zorlukların üstesinden gelmeye, düşmanlarını yenmeye çalışır. Üstelik bu süreçte hem mücadelelerinde yenilmez biri olduğunu hem de aşkı ve dostluğu keşfeder. Heyecan ve aksiyonun bir an olsun hız kesmediği Kan Kırmızı Yol soluksuz okunacak bir roman.

"Ridley Scott'ın da bu kitabın yayın haklarını almasında şaşılacak bir yan var mı?"
-New York Times-

"Ürkütücü ve macera dolu. Açlık Oyunları'yla eş değer."
-Los Angeles Times-

"Vahşi ve heyecan verici."
-The Wall Street Journal-

"Kan Kırmızı Yol üslubu ve karakterleriyle kendini benzerlerinden ayırıyor. Çarpıcı ve kesinlikle orijinal."
-MTV.com-



Yazar: Moira Young
Sayfa Sayısı: 448
Baskı Yılı: 2015
Yayınevi: Ephesus Yayınları


Benim Yorumum:

Kitabın ilk sayfalarında biraz sıkıldığımı ve bazı yerlerde aman bu yazarlar da hep aynı şeyi yazıyorlar dediğimi itiraf etmeliyim.
Özellikle ilk sayfalarda sıkılmış olmamın en önemli sebeplerinden biri çeviriydi:
Bazı cümleler öylesine kötü çevrilmiş ki diyaloglar birbirine girmiş, cümleler anlamsızlaşmış...
Diğeri ise anlatım:
Bence anlatım biraz daha zenginleştirilebilirdi. Örneğin; hikaye boyunca çok sevdiğiniz bir karakterin ölüm anı birazcık tüylerinizi diken diken etmeliydi ya da onun gibi bir şey...
Duygular çok yüzeysel işlenmiş, hep mantıksal ilerlenmiş gibi... Bilemiyorum...

Yine de sayfalar ilerledikçe ve aksiyon arttıkça okumaktan çok keyif aldım.
Saba'yı sevdim, Emmi'ye bayıldım veee Jack... Tanrım çok tatlı!
Karakterler gerçekten güzel oluşturulmuş! Beklenmedik olaylar yaratılmış, doğru yerde doğru hamleler yapılmış. 

Serinin devamını merak ve heyecanla okuyacağım. 

Puanım: 3/5 

Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar!

Kocaman Sevgilerimle,

MyReal




23 Ocak 2019 Çarşamba

Okudum Bitti - BİR BAŞKA MAVİ / AMY HARMON ~~

Selamlar Blog dostlarım,

Yeni bir kitap yorumu ile geldim. Umarım bu yorumları okumak sizlere bir şeyler katıyordur :)

Tanıtım:
TERSYÜZ'ün yazarından, hiç kimsenin "birisi" olmasının... alışılmadık bir dostluğun, umudun iyileşmeye ve kefaretin aşka dönüşmesinin hikâyesi.

Blue Echohawk kim olduğunu bilmiyordu. Gerçek adından ya da doğum gününden bihaberdi. İki yaşında terk edilmiş, bir başıboş tarafından büyütülmüş ve on yaşına kadar okul yüzü dahi görmemişti. On dokuz yaşına geldiğinde, yaşıtları üniversiteye ya da yeni hayatlarına doğru giderken, Blue hâlâ lise son sınıftaydı. Annesiz, babasız, inançsız ve geleceksiz Blue Echohawk aynı zamanda zorlu bir öğrenciydi. Sertti ve kendi bildiğini okuyordu. Ayrıca son derece çekiciydi. Yani, genç bir İngiliz olan ve sorun çıkaranları kanatları altına almaya meyilli ve Blue'yu çözmeye kararlı tarih öğretmeninin tam tersiydi.

Âşık olmak, kim olduğunuzu bilmediğinizde zor olabilir. Kim olduğunu ve sizinle neden birlikte olmaması gerektiğini tam olarak bilen birine âşık olmak ise imkânsızdır.

"Şimdiye kadar bir karaktere hiç bu kadar bağlanmamıştım. Mendillerinizi kapın ve uzunca bir süre oturmaya hazır olun, çünkü bu kitabı bitirene kadar bırakmak istemeyeceksiniz!
-Read This ~ Hear That-

"Amy Harmon'ın yarattığı hikâyeler ve karakterler, bir şekilde içime işliyor ve kalbimi yıkıp geçiyor."
-Brittany and Bianca Blab Books-

"Bir Başka Mavi'nin duygusal şiddeti okurları sarsacak. Amy Harmon büyüleyici bir hikâyeye imza atıyor ve bir kez daha okurlarını kelimelerin ötesinde etkilemeyi başarıyor."
-Romantic Reading Escape-
Sayfa Sayısı: 386
Baskı Yılı: 2015
Yayınevi: Yabancı
Yayın Koordinatörü : Berke Kılıç

Benim Yorumum:

Evet, kitabı sevmedim, diyemem ama sevdim de diyemiyorum... Sevgili yazara sormak istiyorum; o nasıl bir finaldir?
Bence canım hikaye ziyan olmuş o finalle :/
Kitapla ilgili neredeyse hiç olumsuz yorum okumadığım için belki de beklentim fazlaydı bilemiyorum ama ne yazık ki bana eksik geldi. Bazı konular çok üstün körü geçilmişti. Ve nasıl bir silsile ise herkes başkasının çocuğu, herkes genç yaşta hamile kalmış ve çocuğunu başkasına vermiş gibi gibi...

Neyse, olumsuzlukları bırakalım bir de olumlu yanlara geçelim:
Jimmy kitapta en sevdiğim karakterdi. İçimde, ağaç oymacılığı hakkında internette bir şeyler araştırma isteği bile uyandırdı :)

Wilson, nasıl bir öğretmendin sen öyle :)

Ve Blue aferin sana güçlü kız!

Genel olarak vakit geçirmek için alıp okunabilecek bir kitap.

Benim Puanım ne çok iyi ne de çok kötü arada bir şey: 3/5

Yeniden görüşünceye dek kendinize çok ama çok iyi bakın.

Kocaman Sevgilerimle,

MyReal

9 Ocak 2019 Çarşamba

Okudum Bitti - USTA / ÖZGE ERKİN ~~

Selamlar blog dostlarım,

Yılın ilk kitap yorumu ile geldim.


Tanıtım Bülteni:
Bozkır ayazına tutulmuşçasına uyuşur parmaklarınız da yine ruhunuzun o ince aksine tepkisiz kalamazsınız. Nefesinizden üfler, nefsinizden yontarsınız onu. Her seferinde şekil alır kırık dökük vicdanınız. Af dilersiniz birbiri ardına…

Tespih bu; sabır çektirir, ah çektirir. Ama hep çektirir. Tıpkı kader gibi. Hep size çektirir.

Rengini yârin gözlerinden alır kimi zaman, kimi zamansa zifiri karanlıktan. Ama huzuru her daim Yaradan'dan.

Hayatın ayazını ciğerine çekmiş, kendi gibi soğuk taşlarda deva bulan bir usta.

Soğuk taşları gönlünün ateşinde ısıtan bir kadın.

Ve tespihe dizilir gibi ardı ardına dizilen kehribar rengi acılar...

Usta'nın aşkı size sabrı öğretecek ince ince.
Sayfa Sayısı : 320
Yayınevi : Müptela Yayınları
Baskı Yılı : 2018
Yazar : Özge Erkin


Benim Yorumum:
Kitabı çıkar çıkmaz almış olsam da istedim ki 2019'un ilk kitabı olsun, yıla güzel ve özel bir başlangıç yapmış olayım. Çok şükür ki öyle de oldu :)

Özge Erkin'in kalemine ne kadar hayran olduğumu beni yakından tanıyan herkes biliyor. Ama Tahir... Ah Tahir sen nasıl güzel bir insan nasıl güzel bir adamdın öyle!
Özge Erkin'in tüm kitaplarını okuyup yaratmış olduğu karakterleri gerçek anlamda çok çok sevmiş olsam da Tahir hepsinin -Devran(Destan)'ın- bile üstüne çıktı. O kadar bizden, o kadar güzel kalpli ki...
Kader kurbanı güzel adam, ne acılar çekip yüreğine ne mezar taşları dikiliyor. Yine de asla isyan etmeden, büyük bir sükut ile teslimiyet ile her acıya nasıl da eyvallah ediyorsun sen öyle!

Peki sen, pek bi'asi Çelik Prenses, Dilem Hanım! Sen nasıl bir kadındın öyle. Helal olsun sana!

Özge ablacım yine nasıl güçlü nasıl harika bir kadın karakter yazmışsın, nasıl güzel bir aşk sunmuşsun ömürlerine...

Büşra'cım seni de unutmadım hikayemizin en enerjik, deli dolu San Joseph mezunu biricik halk çocuğu.

Puanım: Yıldızlı 5 Pekii!





Yeniden görüşünceye dek kendinize çok ama çok iyi bakın.

Kocaman Sevgilerimle,

MyReal

13 Aralık 2018 Perşembe

Okudum Bitti - SARAI / J.A. REDMERSKI ~~

Merhabalar blog dostlarım,

Uzun bir inziva döneminden sonra bir kitap yorumuyla tekrar sizlerleyim... Yıllar içerisinde canım blogum ve sizler alıştınız aslında benim bu kayboluşlarıma. İşte tam olarak en sevdiğim yanı da bu ya blogumun, ne kadar zaman sonra dönersem döneyim hep kucak açtı bana... Neyse çok da duygusallaşmadan kitap hakkındaki yorumuma geçeyim.


TANITIM:
"Beş yıldız!" 
-The Book Enthusiast -

"Bu seri inanılmaz."
-Smi Book Club-

The New York Times, USA Today ve The Wall Street Journal'ın çok satan yazarı J.A. Redmerski'den tutkunun ve hayatta kalma mücadelesinin romanı… 

Sarai henüz on dört yaşındayken annesi tarafından Meksika'daki bir uyuşturucu baronunun yanında yaşamaya zorlanmıştır. Fakat Sarai, normal bir hayatın ne demek olduğunu unutmasına rağmen, zorla alıkonulduğu evden kaçma umudunu da hiç yitirmemiştir. Soğukkanlı bir katil olan Victor da tıpkı Sarai gibi çocukluğundan beri hep ölüme ve şiddete tanık olmuştur. Victor öldüreceği yeni hedefiyle ilgili bilgi almak için Sarai'ın bulunduğu yere geldiğinde genç kız ,buradan kaçabilmek için elindeki tek fırsatın bu adam olduğunu anlar. Ne var ki, işler Sarai'ın planladığı gibi gitmez ve tehlikeli bir adamın elinden kaçarken, kendini Tucson'a giden bir kamyonun arkasında değil, bambaşka tehlikelerin içinde bulur. 

Firar sırasında Victor içgüdülerinin etkisindeki kişiliğinden sıyrılır, vicdanının sesini dinler ve Sarai'a yardım etmeye karar verir. Çift birbirine gittikçe yakınlaşırken, Victor kızı korumak için her şeyini, hatta herkes gibi Sarai'ın ölmesini isteyen erkek kardeşi Niklas'la aralarındaki ilişkiyi bile tehlikeye atar. Victor ve Sarai birbirlerine olan güvenlerini arttırırken, aralarındaki uyuşmazlıklar da zamanla azalmaya başlar. Peki Victor'un kaba kuvvete dayanan yetenekleri ve tecrübesi Sarai'ın hayatta kalmasına yetecek midir? Bu kitap Sarai ve Victor'un hikâyesidir.
(Tanitim Bülteninden)

Çeviri: Murat Karlıdağ

Sayfa Sayısı: 416

Yayınevi: Ephesus Yayınları
İlk Baskı Yılı : 2016



Benim Yorumum;

Serinin tamamını uzun zaman önce okumuş olsam da ilk yorumu paylaşmak bugüne kısmetmiş ☺️

Bu seri hakkında yazılan yorumlar o kadar iyi ve güzeldi ki serinin tamamını hiç düşünmeden büyük bir hevesle aldım. Gelin görün ki bazı özel sebeplerimden dolayı başlamak nasip olmamıştı ve bir süre öylece ofisin kitaplığında kalakaldılar... En son Lydia'yı da alınca hadi Bismillah dedim ve bir gece uyumadan önce okumaya başladım.

İlk kitap Sarai ikinci gün öğleden önce bitti. Genel olarak yazarın anlatımını sevdim, okurken insanı sıkmıyor ya da rahatsız etmiyor. Bir solukta okunup bitebilecek kitaplardan. Serinin devamını da büyük bir merak ve heyecanla okudum bitti bile.🙊 Onların yorumlarını da ilk fırsatta paylaşacağım.(Amin inşallah 😂)

Sarai aslında hem ürkek hem cesur, esaretten kurtulmak için elinden gelen her şeyi yapıyor ve görünen o ki özgürlüğünü de elde ediyor.
Victor çok zeki ve güçlü olmakla beraber kafasının içinde neler döndüğünü ilk kitaptan anlamak pek mümkün değil.
Ama genel olarak dünyadaki hemen hemen tüm pisliklere ‘alıkoyma, uyuşturucu gibi’ şahit olup merhaba dediğimiz bir kitap.

Son olarak her kitabın içinde kaçıncı kitap olduğu yazıyor olmasına rağmen canım Merve‘ye sormaktan hiç bıkmadığım Katiller Serisi Sıralamasını da paylaşayım;

  1. Sarai
  2. Izabel
  3. Kuğu ve Çakal
  4. Kötülük Tohumları 
  5. Kara Kurt 
  6. Victor
  7. Lydia 
Puanım: 5/5 


Kocaman Sevgilerimle,


MyReal

26 Şubat 2017 Pazar

Okudum Bitti - AŞK ESARET / SYLVIA DAY ~~

Selamlar Millet!

Nasılsınız, neler yapıyorsunuz? Hala buralarda mısınız? :)
Ben sonunda şeytanın bacağını kırdım ve düzenli bir şekilde okumaya başladım ve bir yeni kitap yorumu ile karşınızdayım! (:
Her zaman olduğu gibi önce Tanıtım Bülteni;

Asla İş İle Aşkı Birbirine Karıştırmayın.
Asla Entrikayı Yatak Odanıza Taşımayın.

Jackson Rutledge'la sevgiliyken ikisini de yapmıştım. Beni uyarmadıklarını söyleyemem.

Ayrılığımızın üzerinden iki yıl geçtikten sonra döndü; hem de bağlamak için canımı dişime taktığım bir anlaşmanın ortasına dalarak. O çekip gittiğinden beri, New York'un en gözde işkadınlarından biri olan Lei Yeung'un rehberliğinde başarılı birkaç işe imza atmıştım. Ve artık bir zamanlar tanıdığı o kız değildim, oysa o hiç değişmemişti. Hayatlarımızın birbirine karıştığı son seferin aksine, şimdi neyle karşı karşıya olduğumun... ve dokunuşunun ne kadar bağımlılık yapabileceğinin farkındaydım. 

İhtişam, seks ve ayrıcalık üzerine kurduğu küçük dünyası Jax'in oyun sahasıydı ama bu kez oyunun kurallarını biliyordum. Acımasız iş dünyasında her zaman geçerli bir söz vardır: Düşmanınızı yakın, eski sevgililerinizi ise daha da yakın tutun...


"Hem Sylvia Day hayranları hem de bu kitap sayesinde onunla tanışan yeni okuyucular, heyecan verici hikâyesiyle Gia ile Jax arasındaki cinsel gerilime bayılacaklar. Day yine okuyucuda bağımlılık yapan bir çift yaratmış!"
-Romantic Times Book Reviews-

Sunday Times Bestseller * USA Today Bestseller
Publishers Weekly Bestseller * The Globe and Mail Bestseller

Sayfa Sayısı: 328
Baskı Yılı: 2016
Yayınevi: Pegasus
Çevirmen: İren Koni
Yazar: Sylvia Day

Veee karşınızda BENİM YORUMUM :)
Yine ve yine bir Sylvia klasiği! Yine muhteşem bir Day çifti; Jax ve Gia!

Gerçekten Gia da Jax de çok sevdiğim karakterlerdi. Açıkçası Jax ile ilgili endişem ve korkum kitabın sonuna kadar devam etti. Hep lanet olsun altından ne çıkacak bu adamın, kesin mahvedecek kızı, hayatını alt üst edecek, heh işte şimdi foyası ortaya çıkacak diye diye okudum. Ve sonundaaaa ne olduğunu tabi ki söylemeyeceğim. :)

Kurguyla ilgili; Gia ve Jax ilişkisi en ince ayrıntısına kadar anlatılıp sırlar bir bir ortaya seriliyor. Ancak Lei ve Ian n'aptı ben henüz net değilim. Hatta isterdim ki Sylvia onların hikayesini de yazsın! :) Çünkü onlar da sevdiğim karakterlerdi. Bir de Nico! Kısacık birkaç sahnesi olsa da o da sevdiğim bir karakter oldu. Onun da hikayesi yazılsa onu da okusak ama ne yazık ki biliyorum ki öyle bir şey olmayacak. O yüzden ben de onların hikayesini kendi hayal dünyamda kuruyorum! :)

Kitap; Aşk ve Esaret olarak iki ayrı bölümden oluşuyor, yazar "Aşk'ı" yazıp bitirmemiş aynı kitapta "Esaret" başlığı altında hikayenin devamını da yazmış, ama sona gelince keşke dedim daha da yazmış olsaydı :) Hiçbir şekilde sıkılmadan yalnızca 1 gün içerisinde okuyup bitirdim kitabı. Üstelik son zamanlarda okuyamama gibi bir sorunum olmasına rağmen! İşte buna Sylvia Day farkı diyorum ben. Herkese de tavsiye ederim.

Puanım: ELBETTE 5. Aksi mümkün mü? :)


Not: Bu kadın ne yazarsa yazsın güzel yazıyor, NET! (:
Not 2:Kitapta çok fazla cinsel sahne var. 😅

Yeniden görüşünceye dek kendinize çok ama çok iyi bakın. Kalbinizden sevgi, elinizden kitaplar eksik olmasın!

Kocaman Sevgilerimle,

13 Aralık 2016 Salı

Okudum Bitti - YAĞMURLA GELEN MUTLULUK / AMBER L. JOHNSON

Selamlar millet! (:

Yepyeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım ama önce minik bir duyurum olacak!

Ne kadar başarabilirim bilemiyorum ama bundan sonra kitaplar hakkındaki yorumumu daha ağır yapmaya çalışacağım. Çevirilerden, imla hatalarına kadar birçok konuya değinmeyi planlıyorum. Umarım başarabilirim! (:

Tanıtım Bülteni:
2014 Goodreads en iyi genç yetişkin kitabı adayı

Yağmurla Gelen Mutluluk, farklılıkların aslında ne kadar abartıldığını ve sevginin karşısında hiçbir şeyin duramayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor...

Söz konusu aşksa, sıradan diye bir şey yoktur. Herkes Colton Neely'nin özel olduğunu düşünüyordu. Lilly Evans ise büyüleyici olduğunu...

Çocukluk arkadaşlarıyken bir kaza yüzünden yolları ayrılmıştı. Yıllar sonra buluştuklarında ise Lilly, Colton'ın ne kadar özel olduğunu ve onu daha fazla tanımak istediğini keşfedecekti. Ve Colton'ı tanıdıkça, ona daha çok bağlanacaktı.

Ancak Lilly, sevgisini kelimelerle ifade etmekte dahi zorlanan bu çocukla ilişkisini dilediği gibi yürütebilecek miydi?

"Bir gün oğlumun yaşamasını isteyeceğim türden bir aşk hikâyesi."
-Qwen Salsbury, Çoksatan The Plan kitabının yazarı-


Sayfa Sayısı: 176
Baskı Yılı: 2016
Çevirmen: Filiz Şakar
Yayınevi: Yabancı
Yazar: Amber L. Johnson

1 Aralık 2016 Perşembe

Okudum Bitti - EJDERİN AŞKI \ G.A. AIKEN ~~

Selamlar Millet!

Yine uzunnn süreli bir kaybolma durumları oldu ama sanırım artık yoğun süreci atlattım. (Umarım yani inşallah =))
Kitabımı yazdım, editörüme teslim ettim. Bu ay içerisinde kendisi ile çalışacağız ama bu sürecin daha az yoğun olacağını umut ediyorum! Eh hal böyle olunca da alıp okuyamadığım ve okuduğum ama yorumunu paylaşamadığım kitapları yazacağım, okuyacağım...

İlk tercihim Ejderin Aşkı oldu. 

Buyurunuz Öncelikle Tanıtım Bülteni;

İnsana dönüşebilen ejderhaların tutkulu aşk oyunlarıyla alev alacaksınız.

Kalbi bir ejderhaya, şehvetiyse kibirli bir şövalyeye aitti.
Bir gün bunların bir araya gelebileceğini kim hayal edebilirdi ki?
Despot ağabeyini öldürmenin peşindeki Kanlı Annwyl, kaderin onu sürüklediği olayların ortasında aşkı ve tutkuyu keşfediyor.

Kanlı Annwyl gibi bir lakaba sahip olmak, kadın bir savaşçı için de olsa, hiç kolay değildir. Erkekler ya korkuyla titrer ya da saygıyla selam verir. 

Ama arada sırada bir erkekle, Yok edici Feraghus'la konuşabildiği gibi konuşabilmeyi arzulamaktadır.

Fakat ne yazık ki Fearghus bir ejderhadır. Büyük, pullu ve ölümcül.

Fearghus'un onu savaş için eğitmek üzere ayarladığı sert, küstah şövalyeye karşı uyanan duygularından çok farklı bir şekilde, Annwyl onunla kendini güvende hisseder. Günlerini onu vahşi, kuvvetli bir arzuyla dolduran adamla dövüşerek, gecelerini ise bir köyü sadece nefesiyle yıkabilecek sihirli bir varlıkla geçirerek harcayan Annwyl, hayatın daha da garipleşemeyeceğinden emindir.

Ama yanılıyordur...

5 Ekim 2016 Çarşamba

Okudum Bitti - AGAPİ ÖLÜMSÜZ AŞK / SARAH JIO ~~

Selamlar Millet!

Görüşmeyeli nasılsınız bakalım? (:
Ben çokkk enteresanlı, çok gelgitli zamanlar geçirdim ama sonunda oturttum her şeyi düzene. ;)

Bazılarının bildiği üzere yakın bir tarihte ilk kitabım HAVİN raflardaki yerini alacak! Dolayısıyla kendisinin düzenlenmesi ile pek bi' meşgulüm son zamanlarda.
Onun dışında da fırsat buldukça okumaya ve gezmeye devam ediyorum elbette. Yakın bir zamanda tatil yazımı da yayınlayacağım inşallah! :) Ama şimdi sırada önceki yazımda anlattığım, #YasamaAcilanPenceredirKitap etkiliğinde hediye edilmiş olan kitaplardan birinin yorumu var :)

Şafak ablamın yaptığı kurabiyelerimi bu defa unutmadım :)

Her zaman olduğu gibi önce tanıtım bülteni;

İlk görüşte âşık olabilirsiniz. Fiziksel bir çekime kapılarak âşık olabilirsiniz. Tutku ve ihtiras dolu bir serüvene çıkabilirsiniz. Paylaşımlarınız üzerinden aşka tutunabilirsiniz. Hiçbir bağlayıcılığı olmayacak şekilde de aşkı tanımlayabilirsiniz. Peki gelecek planlarınızla uyumlu bir aşka ne dersiniz? Ya da belki ölümsüz aşkı bulursunuz. Aşkın altıncı hali agapiyi...
Onu "o" olduğu için seversiniz ve asla vazgeçmezsiniz.

EROS: Hem fiziksel hem duygusal aşk. Aşkın bu türü tutkuyla doludur.
LUDUS: Bir oyun gibi oynanan aşk. Aşkın bu türünün en önemli parçası eğlencedir. Çiftler, bir araya gelmekten, karşısındakini etkileyip cezbetmekten hoşlanır. Ancak uzun süreli bağlılık sözü yoktur.
STORGE: Arkadaşlıktan doğan ve desteğe dayanan aşk. Güven dolu ve bağlılık gerektiren bir aşktır.
MANIA: Saplantılı aşktır. Duygusal iniş çıkışlar, kıskançlıklar hâkimdir.
PRAGMA: Kalbin değil aklın kontrol ettiği aşktır. Çiftler seveceği kişiyi mantığıyla seçer, kendisiyle benzer ilgi alanları, ortak değerleri olan birini arar.
AGAPİ: Özverili, fedakâr, koşulsuz, bencil olmayan aşktır. Kişi kendini sevdiğine adar, karşılığında hiçbir şey beklemeden verir. Onu 'o' olduğu için sever.

5 Temmuz 2016 Salı

Okudum Bitti: Kan ve Aşk / Işıl'ca ~~

Selamlar canlarım!

Öncelikle herkese musmutlu bir bayram dilerim. 🙏🙏❤❤

Önceki yazımda Işıl Hanım'a ait yayınlanan dört kitabın tanıtımını yapmıştım. Şimdi de sırada son kitabı KAN ve AŞK var.

Her zaman olduğu yine ilk olarak Tanıtım Bültenini paylaşıyorum;

Hiçbir Aşk kanla yazılamaz

İntikam ateşinin AŞK'a dönüşme savaşı

Yıl 1760…
Kelimelerin sustuğu, kılıçların konuştuğu yedi yıl savaşları tüm acımasızlığıyla devam ederken AŞK intikam ateşinde doğacaktı…

Bir Leydi;
Hoyrat bir nehir, ateşten doğan keskin bir kılıç, yayından fırlamış bir ok, ne aşka boyun eğer ne de kanla yazılacak bir kadere…

Bir Lord;
Öfkeyle kaynayan bir okyanus, fırtınalarla bilenmiş bir hançer, ne sınırlara boyun eğer ne de aşktan örülmüş zincirlere… Nehir ve okyanus, savaş ve barış, tutku ve nefret…

1 Temmuz 2016 Cuma

Işıl'ca Kitaplar Okuma Etkinliği ~~

Selamlar Millet!

Ben geldim! Görüşmeyeli nasılsınız önce bir onu sorayım... :)

Yepyeni bir okuma etkinliği ile karşınızdayım. Bookstagram hesabımı takip edenler bilirler zaten. Esra Nazenin Özdemir, Buse Güler ve Uğur Böceğinin Kitaplığı (Seda Tıraş) ile bir okuma etkinliği düzenledik. Pazartesi günü Instagram hesaplarımız üzerinden de çekiliş başlattık. Katılmak isteyenler koşsunlar bakalım, oraya :)

Ben bugün sizlere Işıl Hanım'a ait kitaplar hakkında genel bilgi vereceğim, Allah nasip ederse birkaç gün içerisinde de son kitap, KAN ve AŞK, hakkındaki yorumumu paylaşacağım! :)


30 Mayıs 2016 Pazartesi

MyReaL Röportajda! - Zeynep Saraç ~~

Selamlar Millet!

Görüşmeyeli nasılsınız bakalım? :) Biliyorum dünden sonra beni çok özlediniz veee hepiniz heyecanla bu röportajı beklediniz. Eh ben sizi bekletir miyim, hiç? Hemencecik yayınlıyorum işte röportajı da.

Ama önce etkinlik planımız;
27 Mayıs: Ön Okuma - Esra Nazenin Özdemir
28 Mayıs: Okur Yorumları - Esra Nazenin Özdemir
29 Mayıs: Yorum - Bendeniz (:
30 Mayıs: Zeynep Saraç ile Röportaj - Bendeniz
31 Mayıs: Yorum - Esra Nazenin Özdemir
01 Haziran: Yorum ve Alıntılr - Uğur Böceğinin Kitaplığı


Veee karşınızda röportajımız :)

1. Standart bir giriş yapsak ve çok da özele girmeden sorsak: Zeynep Saraç kimdir? Hikâyelerini yazarken neler yaşamıştır? Bu konudaki gelecek planları ve hayalleri nelerdir? Şöyle kısacık kısacık, merak giderici minik cevaplar alsak mesela :)
Evli iki çocuğu ve eşi ile beraber Kuşadası'nda yaşayan, okumayı ve yazmayı çok seven bir anne diyelim çünkü çocuklar söz konusu olduğu zaman tüm roller, hobiler ve istekler ya geri planda kalıyor ya da bir süreliğine ertelenebiliyor. En azından benim için öyle.
Hikayelerimi yazarken gözlemlerimi ve empati duygumu ön plana çıkarmaya özen gösteriyorum. Gerisi bir şekilde kalemden dökülüyor zaten. Bu konuda gelecek planlarım yok akışına bırakmak diyelim. Tek hayalim kalemimin samimiyetini kaybetmemesi. Çünkü ben bir okur olarak okuduğum  kitaplarda en çok samimiyet duygusunun bana geçip geçmediğine dikkat ederim. Ben de okurlarımın kalbine giden yolun bu duygudan geçtiğine inanıyorum.

29 Mayıs 2016 Pazar

Okudum Bitti - CEYLAN / ZEYNEP SARAÇ ~~

Selamlar Millet!

Bu defa yeppp yeni bir şey ile karşınızdayım :)
Çok sevgili Esra Nazenin Özdemir ve  Uğur Böceğinin Kitaplığı ile Wattpad sayesinde tanıştığımız ve kalemini çok sevdiğimiz sevgili Zeynep Saraç'ın ikinci kitabı Ceylan için bir okuma etkinliği düzenlemeye karar verdik! Akabinde de gerekenleri yaptık! (:

Üstelik etkinlik sonrasında Instagram hesaplarımızdaki çekilişe katılan bir kişiye kitap hediye edilecek! (:
Buradan çekiliş için sponsor olan yayınevine bir kez daha teşekkür ediyorum. :)


18 Mayıs 2016 Çarşamba

Okudum Bitti - SİYAH DAMAR / TARRYN FISHER ~~

Selamlar Millet! (:

Yine ben geldimmmmmm. Vee yine son zamanlarda aşık olduğum hatun Tarryn Fisher ile geldim *-* Galiba bu durum bir süre daha böyle devam edecek. Çünkü kadın yazıyor arkadaş! :) 


Lafı çok uzatmadan tanıtım bültenine geçiyorum; 

Münzevi yazar Senna Richards otuz üçüncü yaş gününün sabahına uyandığında her şey değişmiştir. Kendisini elektrikli tel örgülerin ardındaki bir kafese tıkılmış ve karların ortasındaki bir eve kilitlenmiş olarak bulan Senna'nın, neden kaçırıldığını öğrenmek için kendisine bırakılan ipuçlarını takip etmekten başka şansı yoktur.
Özgürlüğünü geri istiyorsa, dönüp geçmişine bakmak zorundadır. Fakat geçmişi aslında hâlâ hayattadır... Ve onu kaçıran kişi de bulunacak gibi değildir. Kurtuluşu pamuk ipliğine bağlı olan Senna, kısa zaman içinde tüm bunların bir oyun olduğunun fark edecektir. Hem de çok tehlikeli bir oyun.
Ve sadece gerçek onu serbest bırakabilir.


Veee geldik benim yorumuma;

Tarryn'ın anlatımını ne kadar sevdiğimi, ne kadar benimsediğimi diğer sosyal medya hesaplarımı takip edenler beş bin kere duydular zaten. O yüzden daha fazla tekrar etmeyeceğim :P
Ama kadın gerçekten güzel yazıyor, ben n'apayım :) 

Senna, bir kadının hatta bir insanın yaşayabileceği en iğrenç şeyleri yaşıyor ne yazık ki. Terk ediliyor, tecavüze uğruyor, göğüs kanseri oluyor ve en son bir eve kapatılıyor!

Annesi tarafından çok küçük bir yaşta terk edildiği yetmiyormuş gibi yıllar sonra bir de sevdiği(ni sandığı) insan tarafından da terk ediliyor ve asıl ruh eşi karşısına çıktığında bilinç altının oynadığı oyunun farkına varamadan onu hayatından kovuyor. 
Sonra bir gün gözlerini buz gibi bir odada açıyor. O odaya nasıl geldiği, nerede olduğu, yalnız olup olmadığı tamamen meçhul... Olaylar da tam olarak o andan sonra başlıyor aslında. Geriye dönüşler, hikaye içinde yer alan başka hikayeler, akıl oyunları ve daha nicesi...

Bazı kişiler şimdiki zamanlı anlatımları sevmezler, bazıları da geri dönüşlerin çok fazla olduğu, takip edilmesi gereken çok fazla olayın olduğu kitapları. Açıkça söylemek gerekirse Grey'i okumaya çalıştığım zamanlarda ben de şimdiki zamanlı anlatımdan iğrenmiştim. Ama Tarryn nasıl yapıyorsa beni ele geçirebiliyor. Kitabı okurken adeta onunla bütünleşiyorum. Senna'nın hisleri, uyanışları, çırpınmaları hatta soğuktan donuyor olması. O satırları okurken iliklerime kadar o soğuğu hissettim diyebilirim. Onunla birlikte korktum. Onunla birlikte gerçeği fark ettim ve onunla birlikte ters köşe oldum. 
Evet, kitabın sonunda oyunu başlatan kişiyle ilgili çok fena ters köşe oldum, yalan yok! :)) Eminim bu konuda yalnız değilim. Olmamalıyım yane! :))

Aşağıya beni çok etkileyen birkaç alıntı bırakıyorum. Aslında çok daha fazlası var ama ben sadece birkaç tanesini paylaşacağım! :))
"Korku
Korku
Korku"

"Eğer bir tanrı olsaydı," dedim, " benden nefret ettiğini çok rahat bir şekilde söyleyebilirdim.  Çünkü hayatım kötü olayların bir özeti gibi. Hayatına ne kadar insan dahil edersen, o kadar kötülük dahil edersin."

"Hayatının aşkıyla, ruh eşin arasındaki fark ne?
Biri seçim, diğeri değil."

"İnsanlar başka birinin ağırlığını taşımak için yaratılmamışlardır. Daha kendimizi zor taşıyoruz."
"Belki de başka birisinin ağırlığını taşımak, kendi ağırlığımızı biraz olsun hafifletiyordur."

"...Söylemediğin her şeyi duydum. O kadar yüksek sesliydi ki görmezden gelemedim. Sessizliğin, Senna. Sessizliğin çok yüksek sesli."

"Bir sevdaya takılıp kalmak ise tamir etmesi gerçekten çok zor bir durumdu. Kanser gibi, diye düşündüm. Tam ondan kurtulduğunuzu düşündüğünüzde geri teper." 

"Güvende olan kimdi? Hiç kimse. Dünyada hiçbir zaman güvende olmayacağımızı garantileyen çok fazla kötü şey vardı." 

"İnsanlar yalan söyler. Sizi kullanır ve yalan söylerler. Ve bunları nasıl sadık olduklarını ve sizi asla terk etmeyeceklerini anlatırken yaparlar. Kimse böylesine bir söz veremez, çünkü hayat mevsimlerden ibarettir ve mevsimler değişir. Değişiklikten nefret ederdim. Değişikliğe güvenemezsiniz, güvenebileceğiniz tek şey değişimin gerçekleşeceği gerçekliğidir. Ama bu gerçekleşene kadar ve siz öğrenene kadar onların aptalca ve saçma sözlerine inanırsınız. İnanmayı seçersiniz, çünkü inanmaya ihtiyacınız vardır." 

"Bağlı hissettiğiniz ilk insan annenizdir. İki atardamar ve bir damardan oluşan bir kordonla bağlanırsınız. Sizinle kanını, sıcaklığını ve hayatını paylaşarak hayatta kalmanızı sağlar. Doğduğunuz zaman doktor o kordonu kestiğinde yeni bir şey şekillenir. Duygusal bağınız."

~~
"Sen benim gerçeğimsin, Isaac. Beni özgür kılan sensin. Hepimiz öleceğiz. Ama ilk ben öleceğim. Ve hayatımın en son saniyesinde aklımda sen olacaksın."
~~


Neyse efenim, kısacası Siyah Damar'ı da İlik'i sevdiğim kadar sevdim ve herkese tavsiye ederim. Puanım da tabi ki de 5! (:
Keyifli, huzurlu günler, mutluluk hep sizinle olsun! :*

Kocaman Sevgilerimle,


MyReal


13 Mayıs 2016 Cuma

Okudum Bitti - İLİK / TARRYN FISHER ~~

Selamlar Millet!

Yepyeni bir yazar ile karşınızdayım bu defa da! Tarryn Fisher ile yeni tanıştım. İlik'i okuduktan sonra da hemen elimdeki ikinci kitabı Siyah Damar'a geçtim. Bir sonraki yazımda da onunla ilgili yazacağım, inşallah yani :) Hafta sonu Kocaeli Fuarı'ndan da diğer kitaplarını almayı planlıyorum, bu güzide yazarcığın. Evet, evet kendisi favori yazarlarımdan oldu, çok net :))
Neyse efenim her zaman olduğu gibi önce tanıtım bültenini paylaşayım;

3 Mayıs 2016 Salı

Okudum Bitti - JODI ELLEN MALPAS / Bu Adam Serisi ~~

Selamlar Millet!

Evet, biliyorum siz de beni çok özlediniz. Burnunuzda tütüp durdum hep :) İşte tam da o sebepten bakınnn koştum, geldim!

Bu ara ne yazık ki kitapları okumaya başlama ama bir türlü finalini getirememe hastalığına kapılmış durumdayım. Amaaaa azmettim hafta sonu, aşağıda yorumunu okuyacağınız seriyi bitirdim! Yehhuu kocaman aferin o zaman bana :)

Neyse efenim daha fazla şımarmadan tanıtım bültenlerine ve yorumuma geçeyim;

21 Nisan 2016 Perşembe

Okudum Bitti - ALİCAN SOFU / F TİPİ AŞK ~~

Selamlar Canlarım!

Geçen hafta yazamadım, bazı durumlardan sebep. Hal böyle olunca da hazır fırsat bulmuşken dün okuduğum ve çok etkilendiğim bir kitap hakkındaki görüşlerimi yazayım dedim.
Hem hasret giderelim hem de yorum beklememiş olsun dimi? :)


Her zaman olduğu gibi önce tanıtım bülteni;
İzmirli radyocu ve şair Alican Sofu'nun ikinci kitabı. Bir ilişki biter. Gölgesi kalır. Aşk artık tek kişilik bir tutsaklıktır. 

"Unutacağım…" 
"Unutmalıyım…"

8 Nisan 2016 Cuma

Okudum Bitti - MEVSİM / ZEYNEP IŞIKLAR ~~

Selamlar Millet!!

Vermiş olduğum sözü tutmuş olmanın haklı gururu ile işte geldim buradayım!!! (:

Evet efenim, bir önceki yazımda da bahsettiğim üzere Zeynep Işıklar'ın kitapları hakkındaki yorumlarıma devam ederken şimdi sıra Mevsim'de!

Her zaman olduğu gibi yineee tanıtım bülteni sizlerle;