Bugün seninle biraz dertleşelim mi ne dersin?
Çok çok eskilerden beri buradaysan benim İstanbul'u sevmediğimi ve hep daha küçük bir şehirde minimal, güzel bir hayat sürmek istediğimi bilirsin zaten... Bilmiyorsan da öğrenmiş oldun işte :)
Son günlerde artan kiralar, kreş ücretleri, servis paraları, aidatlar, TRAFİK, zam yapmak istemeyen patronlar, artan istifalar, depresyonlar o bu derken bir süredir , sesini kes otur aşağı, deyip güçlükle susturduğum bu isteğim yeniden sesini duyurmak için çırpınmaya başladı. Kısacası aldım başıma belayı, şimdi sustur bakalım susturabilirsen! Arsızlaştı da artık kızınca korkmuyor...
Benim gibi İstanbul'da kiracı olarak yaşayan blogdaşlarım var ise bana bir yardım edin lütfen. Bu şehirde yaşamanın da güzel yanları olduğuna kendimi inandırmam lazım...
Deniz var mesela dimi? Eee senede kaç kere sahil kenarında oturup keyif yapıyoruz ki? Maşallah denize manzarası olan bir yerde 2-3 ahbap oturup kahve içsek maaşın dörtte birini bırakıp çıkacağız!
E akrabalarının çoğu burada! Yani? Onlara senede kaç kere gidiyorum ki? Daha doğrusu pandemiden sonra kim kime gidip geliyor? -Hoş pandemi de bahane oldu bence. İnsanlar zaten birbirlerinden el ayağı çekmek istiyormuş belli ki pandemi de herkese istediği imkanı sundu bedavadan...
Sosyal aktiviteler çok fazla! Tiyatro var, opera var, o var, bu var... Samimiyetle soruyorum arkadaşlar ailece bir tiyatroya gitmeye kalksak ne kadar harcayacağız? Kaç saatimiz trafikte korna seslerinin arasında lanetler eşliğinde geçecek?
Kreşler, okullar bir dünya! Gözünüzü seveyim bir kendinize gelin. El kadar bebelerin kreşleri olmuş aylık 15-20bin TL ben o paraya başka bir şehirde özel yatılı bakıcı tutarım yahu! Kolejde mi okuyor bu çocuklar, 3-4 dil mi öğreniyor? Akşama kadar hopla zıpla orayı burayı boya bitti gitti.
E iş imkanı çok ama İstanbul'da, küçük şehirde ne iş yapacaksın? Gerçekten mi? İş imkanı mı çok yoksa saçmasapan iş ilanı mı? İş arama platformlarına bakınca adeta şok oluyorum. Aranan nitelikler Kaf Dağına ulaşıyor, alınacak kişi sayısı 1 ama başvurular yüzlerce! İmkanlara gelince : Dolgun maaş + yemek + yol. Ooo süper maaş dolgunmuş, yol, yemek de varmış. Yahu ne demek yemek de varmış? Onu da vermeyin isterseniz, aç bilaç çalışsınlar. Ne de olsa çalışan da bir tür köle değil mi?
Ama biz sigortayı maaştan yatırıyoruz maaşının tamamı hesabına yatıyor. Eee yani? Bu zaten yapman gereken şey değil mi? Neyi lütuf diye sunuyorsun bana?
Üstelik dolgun maaş dediği de asgari ücretin 3-5 fazlası. Memleketteki enflasyona bakınca yapılan zamlar da 2 ay sonra pul olup uçuyor hepimiz biliyoruz.
Amannn şiştim valla! Düşündükçe, yazdıkça daha da şişiyorum o yüzden en iyisi bitireyim. Şimdilik ...
Biraz da siz anlatın bakalım sizin oralarda havalar nasıl? Bu negatif kızı nasıl pozitife çekebiliriz? :)
PS: Anneliğe değinmedim bile! Onu yazmaya başlarsam sayfalar yetmez :) Yazacağım ama aklımda var bir şeyler...
Yeniden görüşünceye dek kendinize çok ama çok iyi bakın.
Kocaman Sevgilerimle,
MyReal
NOT: GÖRSEL GOOGLE'DAN ALINTIDIR.
