6 Mayıs 2013 Pazartesi

Denizler imparatoru ~~ Emperor of The Sea


Bir çok yazım da ve yorumumda adı geçti bu dizinin..
O kadar övmüşken bir de blog yazayım ki sizlerin de genel bilgisi olsun bu dizi hakkında dedim.

Denizler imparatoru baştan sonra heyecanla ve sevgili ailemle birlikte izlediğim mükemmel bir dizi..

Bir insanın inanıpta başaramayacağı şey yoktur sözü nasıl da doğru biz söz bu diziyi izleyince anlayacaksınız ..

Dizinin baş kahramanı Jang Bogo (Gung Book) bir köleyken yıllar sonra Shilla topraklarında yüksek mevkilere sahip oluyor.. Denizlerde Korsanlarla savaşıyor -bu savaş sahneleri kesinlikle görülmeye değer- ve denizleri korsanlardan temizledikten sonra Kral Heung Deok tarafından Askeri Vali olarak atanıyor... Japonya'dan Arabistan'a kadar uzanan bir ticaret filosu kuruyor ve ülke hazinesine inanılmaz katkılar sağlıyor.

Günümüzde de Wan - Do adasında her yıl Jang Bo Go festivali kutlanıp kendisi için ağıtlar okunuyormuş.

Yani asla kendinizi küçük görmemeli hep büyük hedefler koymalı azimli ve dürüst olmalısınız, böylece olmak istediğinizden de iyi yerlere gelirsiniz.. Unutmayın Jang Bo Go köle olarak doğmuş olan bir insandı..

Ooovvv Aslı'dan özlü sözler oldu bu yazı da :P =))

Vee geldik dizideki aşkaaa <3 




Aslında dizide tam bir aşk üçgeni var ve bu iki erkeğin birbirinden özellikle bu kadar çok nefret etmelerinin de bir diğer sebebi bu çok sevgili aşk denen gereksiz şey :)




 Her dizide olduğu gibi bu dizide de var bir baş cadı!! İşte bu dizinin cadısı:
İzlerken bu kadını parçalamak isteyeceğinize eminimmmm.. Zira ben çok istemiştim hala da istiyorummm :)


Ahh yakışıklım öldüğü sahne de neredeyse ağlayacaktım.. Kendisi aslında bu dizideki kötü karakterlerden biri ama kendisinden nefret edemiyorsunuz işte.. 
(ilerleyen zamanlarda başrol olduğu Efsane Prens Jumong adlı tarihi diziyle ilgili bir blog yazmayı planlıyorum zaten )


Diziden bir kaç kare daha




Hepinize bu diziyi izlemenizi tavsiye ederim. Beğeneceğinize eminim..
Şimdilik Hoşçakalın ^^ Annyeonghi Gaseyo

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Garip Bir Yazı (:

Seeelllaaammmm!!!
Ben miydim şu kim bilir en son ne zaman kermese gittim diyen?? hahaha içimde mi kalmış n'olmuşsa bugün kuzenlerle alışverişe gittiğimiz yerde kermes vardı :D

Tabi ki ben de kermese gidip çeyizlik alanlardan değil yemelik alanlardan olarakkkk bolll booolll yedimmm :))
Sarmalar, börekler, tatlılar... Ah Tanrım kilo almak için gerekli ne varsa hepsi var.. Ben daha dün diyete başlama kararı almamış mıydım yaaa?? Ama ama yaaa olmaz ki böyleee... Diye diye bir iç savaş yaşadıktan sonra afiyetleee götürdüm vallaaa hepsini :)

hımmm bide bide bugün çokkk güzel kurabiyeler yaptım kendim de... Çiçekli, kalpli,  tavşanlı.. Şekil şekil tatlı mı tatlı kurabiyeler....

ahh yine başladım susmuyorum... hadi hepinize iyi geceler.. çok seviyorum ki herkesi <3

İlk defa böyle garip bir blog yazdım.. Allah Allah noluyor bana böyleee... (:

2 Mayıs 2013 Perşembe

Mim 2- Hayallerimin Ülkesi Kore Hakkında

İlk izlediğiniz Kore dizisi/dizi hakkındaki yorumlarınız?
İzlediğim ilk Kore dizisi; hakkında blog da yazdığım Düşlerimin Prensi yani Goong'du. Zaten birçok Kore fanı Kore'yle sevgili Trt1 aracılığıyla ve bu dizi sayesinde tanışmıştır..

Aslında öncesinde de Kore-Asya dizileri ve filmleri izlerdim özellikle tarihi filmler ve diziler.. Çünkü çoookkk sevdiğim, ilk aşkım biricik babam tam bir Asya Tarihi aşığıdır. Yani bendeki Kore aşkı genlerden geliyor sanırım :P Kore'yle öyyyleee romantik komedilerle tanışmadım ağır tarihi filmlerle tanıştım.. Ama o zamanlar çocuktum ve o filmleri izlemek hiçte eğlenceli değildi o yüzden ilk dizim benim için Düşlerimin Prensi.. aahhh aahhh prensim de prensim diye gelecek bölümü beklerken heyecandan ölüyordum nerdeyse.. neyse bir cevabı ne kadar uzattım böyle :D

İlk oppanız-unniniz?
İlk oppamm mı?? Tabi ki de Lee Min Ho... Ta kii City Hunter'daki cadıyla aralarında aşk dedikoduları çıkana kadar da hep oydu.. Ama şimdi oppam yok gibi bi şey :D


İlk unniemm Yoon Eun Hye idi.. Ama şimdiler de Baek Ji Young unnie'ye bayılıyorum.. Sesi, güzelliği kibarlığı ile bir numara...
Şu Güzelliğe Baksanıza <3

Oyunculuğunu beğendiğiniz Koreli aktör ve aktrisler?
Kesinlikle Kim Nam Gil kadın oyunculardan da Ko Hyun Jung nam-ı diğer Mishil..
Bu nasıl bir oyunculuk, nasıl bir tatlılıktır bir insan rolüyle ancak bu kadar bütünleşir. Hem Kim Nam Gil hem de Ko Hyun Jung kesinlikle süperler...




OST'sini en beğendiğiniz dizi?
Tabiki de Baek Ji Young unniemin sesinden Secret Garden dizisinin ost'u That Woman.. Buradan dinleyebilirsiniz ^^

İlk izlediğiniz anime, ilk izlediğiniz Kore filmi?
Animemi?? ben anime izlemem ki :D bir pikachu'yu bilirdim ama o da yanlış hatırlamıyorsam Kore yapımı değil =))
Filmm?? ooo işte ona bayılırım.. ve yanlış hatırlamıyorsam ilk izlediğim film My Little Bride ya da Jenny and Juno olmalı..Çokkk eğlenceli filmlerdir ikisi de.. Gerçi o kadar çok ki valla hatırlayamadım ilkini :D ama sonuncusu My Pet'ti ne çok eğlendim izlerken :D
Bu karede Jenny&Juno adlı filmden mutlaka izleyin çok eğleneceksiniz =))  

En son izlediğiniz Kore dizisi?
Tabi ki de daha bir kaç gün önce hakkında blog yazdığım ve hala son bölümünü izlememekte ısrarlı olduğum "I am Sorry I Love You" adlı dizi.. Bu diziyi izlerken kalp krizi geçirecektim neredeyse verem oldum diyebilirim. Hiç izlemeyin yani yazık size.. Dram, Dram, Dram yani adamın yüzü hiç gülmedi bee ne çilesi varmış böyleee ://

İlk izlediğiniz tarihi dizi?
Çok fazla Tarihi dizi izledim aslında ama böyle baştan sona aklı başında bir şekilde izlediğim ilk dizi denizler imparatoruydu sanırım... Çok güzel bir dizidir. Hepinize tavsiye ederim. Özellikle erkeklere =)

 
Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?
Yaklaşık bi 7 senedir sürekli dizi izliyorum. O kadar çok izledim ki sayısını hatırlamama imkan yok :D İzlemediğim dizi yok gibi bir şey yaniiii :D
İlk izlenmelik dizi mi?? Hımmm... Öncelikle Romantik Komedi dalında: A Gentleman's Dignity ya da I Miss You. Tarihi Dizilerden: Denizlerin İmparatoru ...

Sıkıldığınız diziler?
Yarım bıraktığım bir kaç dizi var ama inanın şu an adlarını hiç ama hiç hatırlayamıyorum.. offf niye hatırlayamadım..

Aaa ama yarım bırakmamakta inat edip allem edip kallem edip bitirdiğim bir dizi var o da: Reply 1997.. Amannn ne saçma ne sıkıcı bir diziydi o öyleee...



Hangi dizi karakterine tekme tokat dalmak istediniz?
Tabi ki de Secret Garden'daki kaynana.. Cadı kadın torunları olduğu halde bile hala gelinini kabul etmemişti. Böyle bir inat olur mu arkadaş?

Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?
A Gentleman's Dignity dizisinin sonu kesinlikle mükemmeldi bütün diziler böyle bitsin lütfen.. <3

Beğenmediğim mi? O kadar çok ki bir kere ilk göz ağrım olan Goong'un bile sonu çok saçmaydı. Sonra Boys Over Flowers var. Sonra I am sorry I love falan filan işteee ://

Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?
Sanırım Jang Geun Suk'tan What Should I Do? İlk olmasa da uzun süre dinlediğim tek şarkıydı. Hala bile çok sık dinlerim.. Buradan dinleyebilirsiniz o güzel şarkıyı...

Sevmediğiniz unni ve oppalar?  
Ben herkesi severim kiiii =)

Korece -Japonca-Çince?
Üçünü de seçme şansım var mı acaba??? =)
Dil öğrenmeye başka insanlarla onların kendi dili ile konuşmaya bayılırım.. O yüzden açıkçası hepsini öğrenmek isterim. Ama önceliğim Japonca çünkü onu öğrendikten sonra diğer dilleri daha kolay öğrenebileceğimi düşünüyorum...

Yalnızca birkaç tane Kore sever blogger arkadaşım var o yüzden çok fazla kişiyi mimleyemicem..
Sevgili Bir Korecan'ın Günlüğü adlı blogunn sahibi Ruyam Tutku arkadaşımı mimliyorum ben deeee =)

  

1 Mayıs 2013 Çarşamba

ilk Mim'immm (:

Ayyyhhhh çok heyecanlıyım... Sevgili blog arkadaşım Deep beni mimlemiş.. Çok Sevindim, Çok Mutlu Oldum, Çok Heyecanlandım vs vs =))))

Konu şöyle ki : Çocukken oynadığımız oyunlar
Çocukken oynadığımız oyunlar mı??  Ooo o kadar çok ki =)
Bir kere ben çocukken erkek gibiydim.. -- Aslında hala öyle çıtı pıtı şirin kız olduğum söylenemez :) --
Abim ve erkek kardeşimle birlikte mahalle maçlarına giderdim. Az çocuğun bacağını morartıp kavga etmedim  =))
Sonra bide misket oynardım.. Renk renk, mis gibi misketlerim vardı. Genelde onları yendiğim için mahalledeki çocuklar benimle oynamak istemezdi ama  :D
Uğurlu saydığım bir misketim vardı o olmadan asla misket oynamazdım. Bir keresinde kayboldu diye ne kadar ağlamış sonunda annemden şamarı yemiştim :)


Aaa bide kızların klasik oyunu evcilik ve seksek vardı.. Bazen mahalledeki kızlara da takılırdım canımmm hep erkeklerle değildim :D Bebekler, yemek takımları vs işteee...

Sonra bir gün 4-5. sınıftan sonra sanırım öğretmenlerim benimle konuşmaya başladılar. Aslıcım sen çok tatlı bir kızsın artık erkeklerle takılmaktan vazgeç, bir sürü Kız arkadaşın var onlarla takıl dediler. Ama kızlarla takılmak çok sıkıcıydı yaa sürekli mızmızlanıyor erkeklerle kavga ediyorlardı..

Ama zamanla alıştım onlara da. İp atlayıp, istop, voleybol falan oynamaya başladım.. ahh şu voleybol hala beceremem kendisini :D

Neyse çok uzadı yaaa bir başladım mı susmuyorum ben de :D

Bu güzel mim için Deep'ciğime tekrar teşekkürler (:

Ben de eğer daha önce başkası tarafından mimlenmemişse sevgili Polly'ciğimi mimliyorummm!!! (:

30 Nisan 2013 Salı

Fotoğrafçılık Duygularım Kabarırsaa!!

Uzun zamandır elime bir makine alıp fotoğraf çekemedim. O kadar çok özlemişim ki...

Sayfalarda gezinirken Canon 600 D'yi görünce ve yeni blog arkadaşım deep'le yorumlaşırken özlemim iyice arttı. Ben de züğürt tesellisi misali eski çektiğim fotoğraflarıma baktım tekrar tekrar...

Ve hazır fotoğrafçılık duygularım kabarmış bari birkaçını da sizlerle paylaşayım dedim.

Fotoğraflarımın bir çoğu telefon çekimi olduğu için ne yazık ki istediğim tadı vermiyor ama her şeye rağmen fotoğraf çekmek çok güzel ve huzur veren bir şey.

Eğer bir şeylerden kaçıp ruhunuzu dinlendirmek istiyorsanız yapmanız gereken şey odaya kapanmak değil elinize bir makine almak ve sokağa çıkmak....
Eeee boşuna dememişler "Sokakta Hayat Var" Gerçekten var buna inanın ve bir deneyin haklı olduğumu göreceksiniz... =)

Önce Çanakkale'den Birkaç Kare...






 Şimdide Bana En Çok Huzur Veren Deniz&Gökyüzünden Kareler...






Bu arada bana mankenlik eden biricik arkadaşıma da burdan tekrar teşekkür ederim =)




Unnielerim & Ben-- Nostalji

Geçenlerde bilgisayarımı taradım, düzenledim, fotoğraflarımı yedekledim falan ve bakın hangi fotoğrafları buldum (:

İlk defa rehberlik edip buluştuğum Koreli unnielerimle olan fotoğraflar =))
Jieun Unnie ve Sunny Unnie ayrıca Kore fanı sevgili iki arkadaşım.. veee haylaz kardeşim.

Birlikte çok güzel vakit geçirmiştik.. Eminönü'nde buluşup birlikte bizim deyimimizle Lahmacun unnielerimin deyimiyle "Rahmacun" yedik (:



Ondan sonra birlikte Miniatürk'e gittik.. 


Giriş biletlerimizi bile saklamışım, hala çekmecemde duruyorlar.. Tanrım delirmiş olmalıyım 2 yıl saklanır mı bir bilet :D
İşte şirinlik abidesi, çok yakın iki arkadaş olan unnielerimmmm ve ben (:

Bu arada o zamanlar ne kadar çirkinmişim öyle :P

İstanbul'dan sonra bir çok şehri hattaa birçok ülkeyi gezen sevimli ve şanslı unnielerimmmm =)


Umarım bir gün ben de sevgili Kore fanı dostum hatta dostlarımla birlikte Kore'ye gidebilir unnielerimle tekrar vakit geçirir ve hayallerimin şehri Seul'u görebilirim.

29 Nisan 2013 Pazartesi

I am Sorry I Love You

Türkçe versiyonunun çekildiği çok çok çok gözyaşı dolu olan bir Kore draması: I am sorry I love you..
Daha önce bir iki kez bu diziyi izlemeye niyetlendim hatta ilk bölümünün bir 20 dakikasına kadar falan izlediğim de olmuştu ama bir türlü başlayıp sonunu getirememiştim..
Geçenler de annem TV de Türkçe versiyonunu görünce bak bu diziyi senin çekiklerden esinlenerek yapmışlar çok güzelmiş Korecesi falan dedi. Ben de hemen netten araştırdım ve "I am sorry I love you" adını görünce şaşırdım ve amann çevire çevire bunu mu çevirmişler dedim...
Sonra facebook sayfama girdim baktım benim admin arkadaşlar da bu dizi hakkında konuşuyor hatta neredeyse tüm sayfaların adminleri ve üyeler bu dizi hakkında konuşuyor...
Kendi kendime şaşırdım Allah Allah bu kadar mı güzel bir dizi diye düşünmeye başladım ve sayfamdaki admin arkadaşımın oluşturmuş olduğu albümü ve replikleri inceledim ve bir iki replik beni çok etkiledi.

Buna Benzer Bir Duayı Ne Kadar Çok Yapardımmm :(

Sanırım duanın etkisiyle hemen diziyi izlemeye başladım ve 3 gün de son bölüme kadar geldim ama hala son bölümü izlemedim, izleyemedim...

O kadar saf o kadar güzel bir aşkı var.. Ve hayat ona o kadar acımasız davranmış ki mutsuz bir sonu hak etmiyor diyorum kendi kendime.. Ama herkes dizinin gözyaşlarıyla son bulduğunu söyledi.. O yüzden bu dizinin son bölümünü izlemeyi düşünmüyorum..


Mutsuz sonlardan hoşlanan yönetmenlere inat ben bu acı dolu hayatı olan adama çok güzel bir gelecek kurdum kendi düşünce dünyamda...
Ne dersiniz iyi etmişim öyle değil mi??  =)


Sevgilerimle;
MyReaL

25 Nisan 2013 Perşembe

Kuzenlerle Ayasofya Gezisi & Çekik Gözlü Tatlı Ahjumma

Uzun zamandır hiç bir şey yazamadım çoookkk monoton ve sıkıcı günlerdi. Ama hafta sonu kuzenimin ödevi için Ayasofya'ya gittik.Çok eğlenceli ve güzeldi her tarafta çekik gözlü Asyalılar varken nasıl güzel olmasın :)
Neysee biz böyle Ayasofya'nın içinde boş boş gezinip fotoğraflar çekerken bir baktık çekik gözlü şirin ahjumma fotoğrafımızı çekiyor :)))
Kuzenim hemen yüzünü saklayınca ahjummanın arkadaşlarından biri, neden yüzünü saklıyorsun gülümse, dedi  biz de ahjummaya poz verdik hep birlikte ve ahjummayla konuşmaya başladık.
Sorular sorular sorularrrr :)
Önce ahjummadan geldi klasik sorular: Türk müsünüz?? İstanbulda mı yaşıyorsunuz??
Evvveettt cevabına karşılık çok şanslısınız burası çok güzel bir şehir bila bila
Eee ahjumma sen nerelisin?? Tayvannn =))
Evett  bu tatlı hareketli ahjumma Tayvanlıymış üstelikte  tam 64 yaşında yani benim ananemle  aynı yaşta :D
Ama benden daha dinamik daha genç kıpır kıpır yerinde duramayan bir ahjumma :))

Neyse böyle konuşa konuşa yürürken ahjumma bizden bir poz daha istedi hep birlikte tekrar fotoğraf çektirdik.
Telefonumla çekilmiş kalitesiz bir fotoğraf :P

3 Nisan 2013 Çarşamba

Taisetsu na Koto wa Subete Kimi ga Oshiete Kureta-- Bildiğim Her Şeyi Bana Sen Öğrettin




Bir kaç gündür bu diziyi izliyorum.. Kendisi bir Japon dizisi.. Öyyyleee çok hareketli, delidolu bir dizi değil.. Aksine gözyaşları, ayrılıklar hüzünler var, yaniii bu ara sahip olduğum ruh halini çok iyi yansıtıyor..



Başrol yakışıklımız bu aralar en büyük gözdem :) kendisi bu dizi de bir lise öğretmeni ..
ahh ahh bizim liselerdeki öğretmenler böyle olsa eminim bütün derslerimiz 5 olurdu :D
Neyseee böyle yakışıklı olmakta başa bela tabii. Bu yakışıklı öğretmene bir öğrencisi aşık oluyor.. Hem de ne aşıkkk...
Yakışıklı öğretmenimizin aynı lisede okuduğu, şu an birlikte öğretmenlik yaptığı bir sevgilisi var ve 6 ay sonrası için evlilik planları yapıyorlar..

Ama bir sabah bu yakışıklı öğretmen uyandığında yatağında genç bir kızın olduğunu görüyor.. Tamamennn aptallaşıyor :D Çünkü geceye dair hiç bir şey hatırlamıyor... Anahtarı kıza verip evden kaçıyor , okula gidiyor, dersin ortasında bir öğrenci sınıfa giriyor.. Bu öğrenci sizce kim olabilir???
Eveeetttt geceyi birlikte geçirdiği kızzz... İşte dizi böyle başlıyor.. Bakalımm sonunda neler olacak :D

İşteee Benimmm Yakışıklımmmmmm (:

İşte Başroldeki Cadımız :P


Bu kıza bayılıyorum her şeye rağmen gülmeyi nasılda başarıyor. Tebrikler!! Sanırım hüzünlü olduğu tek an bu karede =)


 Vee garip çiftimiz =)



23 Mart 2013 Cumartesi

Lovesick --- Tayvan Yapımı Romantik Komedi

Dün yine bir film izledim ve çok beğendim.. Çok komik, çok güzel bir aşk filmi - Lovesick yaniiii Aşk Hastası... ahh ahhh hangimiz değiliz ki =)


Film Tayvan yapımı bir romantik komedi tabi ki de =)
Başrol kadın oyuncumuzun adı Ariel Lin ve Ariel lisedeki ilk aşkı tarafından çok kötü aşka küstürülüyor (tıpkı ben gibi =) ). Ve bir daha aşık olmayacağına dair yemin ediyor.. Ta kiiii yakışıklı doktorla karşılaşana kadar karşılaşma anı da işte aynennn böyleee... 







O andan itibaren Ariel kendine ve tüm kadınlara yakışıklı doktorumuzun mükemmel olmadığını ispatlamaya çalışır ve kötü yönlerini ortaya çıkartmaya çalışırken iyi yönlerini keşfeder ve ona aşık olmaya başlar.. ve ve ve izleyin siz görünnnn (:




Mutlu Sonlara Bayılırımmmmm =)

                 


22 Mart 2013 Cuma

Geçen Gün İzlediğim Bu Filme Bayıldımmmmmm - Koizora - Gökyüzü Aşkım

Geçen gece uyku tutmadı canım sıkılıyordu. Ben de dedim bari bir film izleyeyim.. Ve başladım Asya dramaları incelemeye ve Koizora - Sky of Love adlı bir film dikkatimi çekti hemen araştırdım internetten ve bunun aslında dizi olduğunu daha sonra da filminin çekildiğini öğrendim. Dizi izlemek uzun süreceği için filmi indirip izledim ben de...
Veeee filme bayıldım... Tanrım ben de böyle bir AŞK istiyorumm... Evet sonu hüzünlüydü yakışıklı prens ölüyor ama o kadar masum o kadar içten o kadar güzel seviyor ki kızı.. Yalnızca bir kaç gün bile olsa böyle samimi bir şekilde sevilmek dünyanın en güzel şeyi olsa gerek..
Umarım bir gün hepimiz bizi böyleeee gerçekten seven bir erkekle karşılaşırız kızlar...
Veee tabi ki böyle yakışıklı  =)

İşte diziden bir kaç kare...

Aşkına Gökkuşağı Oluşturuyor =)


Yüzükkllleeerrrr =)

Veeee birbirinden güzel kareler =)



Allllaahhhh'ııımmm Bu Nasıl Bir Tatlılıktırrrrrr =))